KarşılaştırmaİİK m.269 vd., m.272; TBK m.315, 350-352; HMK m.4
İcra Yoluyla mı, Dava Yoluyla mı Tahliye? Kiracıyı Çıkarma Yolları
Tahliye için tek bir yol yoktur. Hangi yolun seçileceği, kiraya verenin elindeki belgeye ve tahliye sebebine bağlıdır.
Karşılaştırma
| İcra yoluyla (ilamsız) | Dava yoluyla | |
|---|---|---|
| Mercii | İcra dairesi | Sulh hukuk mahkemesi |
| Ne zaman uygun? | Kira bedeli ödenmemesi, yazılı tahliye taahhüdü, kira süresinin bitmesi | Konut veya işyeri gereksinimi, yeni malikin ihtiyacı, on yıl sonrası fesih, tadilat ve yeniden inşa |
| Hız | Genellikle daha hızlı | Yargılama sürecine bağlı, daha uzun |
| Önkoşul | Belge (sözleşme veya taahhüt) ve gerekirse ihtar | Fesih bildirimi ve arabuluculuk |
| Kiracının itirazı | İtiraz takibi durdurur | Yargılamada savunma yapılır |
| Masraf | Daha düşük | Harç, tebligat ve yargılama giderleri |
Kira bedeli ödenmediğinde
Kiraya veren, kiracıya yazılı ihtar çekerek ödeme için süre verir. Konut ve çatılı işyerlerinde bu süre en az 30 gündür. Ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilir ve icra yoluyla veya dava yoluyla tahliye istenebilir. İhtar örneği için kira bedeli ihtarnamesi sayfasına bakabilirsiniz.
Tahliye taahhüdü varsa
Kiracının sözleşmeden sonra verdiği yazılı taahhüt, tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra veya dava yoluyla kullanılabilir. Ayrıntı: tahliye taahhüdü süresi.
Denova nasıl destek olur?
Kira ve Gayrimenkul Hukuku alanında tahliye sebebinin belirlenmesi, ihtar ve süre takibi ile icra veya dava sürecinin yürütülmesinde destek veriyoruz.
Sık sorulan sorular
İcra yoluyla tahliyede kiracı itiraz ederse ne olur?
Kiracı süresinde itiraz ederse takip durur. Kiraya veren, belgesine dayanarak itirazın kaldırılmasını icra mahkemesinden isteyebilir. Belge yetersizse tahliye davasına geçilir.
Tahliye davasında önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kural olarak dava şartıdır. İcra yoluyla yapılan ilamsız tahliye takibi bu kuralın dışındadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Mevzuat yayın tarihindeki haliyle esas alınmıştır.